2

Metin Kutusu: Hande canı sıkıldığından biraz dolaşmak için annesinden izin aldı. Köy yolunda yürümeye başladı. Hava iyice soğumuş ve ayaz iyice artmıştı, kar atıştırmaya başlamıştı. Hande karı çok seviyordu, yürüdü, yürüdü. Köye gelmişti. Bir evin
önünde durdu. Evin penceresindeki saksıya gözü ilişti. Gözlerine inanamıyordu, bunlar mor menekşelerdi. Ama kıştı ve menekşeler soğuğu hiç sevmezlerdi. Eve doğru bir adım attı. Kapıda beliren gölgeyi çok sonra fark etti bu Hacer’di.   Hande'ye gülümsüyordu. 
- Hoş geldin Hande buyurmaz mısın?, dedi. 
Biraz ürkek, şaşkınlıkla kapıya doğru ilerledi Hande ve içeri girdi. Oda
sıcacıktı. Odun sobası, her yeri ısıtmıştı. Menekşeler diyebildi sadece Hande... 
- Bu soğukta? 
Hacer gülümsedi ; 
- Onlar annem için, annem onları çok sever. 
Sonra yatakta yatan kadını fark etti Hande. 
"Annen hasta mı?" dedi. 
"Evet,  2 sene önce felç oldu. Ona ben bakıyorum. Bizim kimsemiz yok; bir tek
ineğimiz var, onunla geçiniyoruz. Ama tüm işler bana baktığı için derslere çalışacak pek vaktim olmuyor, dedi Hacer utanarak. Bir de bizim köyden şehre araç yok, bu yolu her gün yürüyorum o yüzden de çok yorgun okula geliyorum, dersleri anlamakta güçlük çekiyorum. Hande'nin gözleri dolmuştu. Dışarıdan gelen ses ile kendine geldi. Annesi onu arıyordu. Çok merak etmiş olmalıydı. Dışarıya koştu ve annesine sarıldı, ağlıyordu. Bir müddet sonra “anne bu Hacer” diye tanıştırdı sıra arkadaşını. Hacer'in yaptığı sıcak çorbadan içtiler birlikte. Hande annesine anlattı Hacer'in hayatını, ağlayarak. 
"Bir şeyler yapalım anne" dedi. 
O hafta annesi ve Hande, Hacerlere gidip annesi ve Hacer'i kendi evlerine taşıdılar. Hacer artık Handelerden okula gidip geliyordu. Ne dağınıktı, ne de aptal; sınıfın en iyi öğrencisi olmuştu. Seneler geçti, Hacer ve Hande bir arkadaş değil; iki kız kardeşlerdi artık. Mor menekşeler Hande'ye Hacer'i armağan etmişti. Hacer'e ise hem Hande'yi, hem hayatı. Seneler sonra ikisi de evlendi. Hacer şimdi bir doktor. Hande'den vicdanın ne kadar önemli olduğunu öğrendi, hastalarına vicdanıyla birlikte şifa dağıtıyor. Hande ise bir öğretmen. Çocuklara farklı olan şeyleri sevmeyi de öğretiyor. Bir kızı vardı, Hacer Menekşe.Hayatta en çok sevdiği iki şeye birini daha ekledi Hande. 

LÜTFEN SEVGİNİZE ÖNYARGI KOYMAYIN. 

HER ŞEY SEVİNCEYE KADAR FARKLIDIR, 
SEVDİKTEN SONRA İSE SEVGİNİN DİLİ HEP AYNIDIR.
Metin Kutusu: ELİ HABER BÜLTENİ 11. Sayı Ekidir: OKUYALIM  - YAZALIM