SOMA HAVZASININ KÖMÜR JEOLOJİSİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER

600 milyon ton görünür rezerv ve yıllık 10 milyon ton üretim miktarı 4000-6000k.cal/kg ortalama AID ile başta Manisa ili Soma ilçesi olmak üzere Türkiye ekonomisine önemli miktarda katma değer yaratmaktadır.

Ülkemiz için çok önemli olan Soma linyit Havzası hakkında sırası ile yapılan çalışmalar kömürün oluşumu ve jeolojik formasyonlar hakkında bilgi verilecektir.

SOMA HAVZASINDA YAPILAN JEOLOJİK ÇALIŞMALAR

Soma Havzasında 1910’lu yıllarda başlayan jeolojik çalışmalar günümüze kadar devam etmiş olup, bugün Eynez, Kalemköy, Yaylaköy ve civarlarında sondajlı olarak devam etmektedir. Soma Havzasında jeolojik olarak aydınlamasına katkı koyanlar Dr. K.NEBERT, Dr. HAYR, Dr. KLEİNSORGE, Dr. BRINKMAN, Dr.RAMBERG, K.GÖKTUNALI, T.IŞIGANAR ile birlikte MTA’nın (Soma’da çalışan tüm jeoloji mühendislerini) saymak mümkündür. Soma Havzasıyla ilgili bilgileri sırası ile kömür oluşumu, oluşuma etki eden faktörler ve havzasının stratigrafisi, volkanizma ve tektonizma olarak verilecek.

KÖMÜR OLUŞUM ORTAMLARI

Kömür karasal (Limnik) ortamlarda veya denize yakın kıyısal bataklıklarda (Faralik), yerinde (Otokton) veya taşınarak (Allokton) gelen bitkisel malzemeleri çökelimi sonucu (Sedimanter) oluşmuş katı yakıtlardır.

Paralik Havzalarda; deniz seviyesinin sürekli yükselim ve alçalım göstermesi sonucu, birbirinden bağimsız olarak gelişmiş kömür damarlarının sayısı fazla buna karşılık damar kalınlıkları incedir.

Limnik Havzalarda ise; damar sayısını az olmasına karşılık damar kalınlıkları fazladır.

Türkiye’deki bilinen Linyit suhurlarının bir bölümü Limnik Havzalarda tamamı ise yerinde oluşmuştur.

KÖMÜRLEŞMEYE ETKİ EDEN FAKTÖRLER

1- Havzadaki bitkisel malzeme miktarı ve cinsi.

2- Zaman.

3- Isı.

4- Basınç.

5- Süpsidans.

Kömürleşme derecesine; zaman, ısı ve basınç kavramlarının her biri tek başına etki etmekte olup, üçünün birden ortak etkisi söz konusudur. Şöyleki; en yaşlı veya en çok basınca maruz kalmış bir kömür damarının kömürleşme derecesi her zaman en yüksek olmamaktadır.

Süpsidans; genel anlamda Havzanın çökmesi olarak ifade edilmektedir. Kömürleşme olayı için çökelen bitkisel malzemelerin havanın oksijeni ile temas etmeden indirgeyici bir ortamda kalmaları gerekmekte, buda Havzanın çökmesi sonucu mümkün olabilmektedir. Yalnız bu arada havza çökmesinin hızı önem kazanmaktadır. Eğer sübsidans fazla ise su deriniği arttırmakda, bu durumda turuvanın yetişmesi için gerekli bataklık ortam ortadan kalkmaktadır. Çökme az olduğu zaman da ise yığışan bitkisel malzemelerin havanın oksijeni ile temas ederek bozulması söz konusudur. Sonuç olarak; kömürleşmenin gerçekleşmesi için çökme hızının çökelen bitkisel maddenin havanın oksijeni ile temas etmeyecek kadar hızlı, su derinliğinin de artmayacağı kadar da yavaş optimum bir değerde olması gerekmektedir.

Bitkisel malzemenin çökelimi esnasında; aşırı havza çökmesi veya su rejimine bağlı olarak su derinliğinin fazlalaştığı dönemlerde, suyun içerisindeki suspansiyon halinde kaba taneli (kum, kil, silt) malzemenin çökelinin olmakta, bu ise kömür damarlarının arasındaki kil ara kesmelerin oluşumu şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

SOMA HAVZASININ STRATİĞRAFİSİ

Soma havzasında kömürlü neojen formasyonlarının temelini zamana (peleozoyik) ait grovak ve ikinci zaman (mesozoyik) ait kireç taşı birimleri oluşmuştur.

Grovak birimi – Genellikle kum taşlarından ibarettir. Kum taşları kahverengimsi-gri renkli, ince taneli, sıkı çimentolu sert grovak bileşimindedir. Kum taşlarının arasında yer yer şistozite gösteren deformasyona uğramiş bazı hallerde ise killi şist özelliğindeki kil seviyeleri ile kireç taşı mercekleri ve çatlak zonları boyunca silisleşme de görülebilir.

Kireçtaşı Birimi-Gri-Koyu gri renkli rekristalize, mikrokristalin yer yer afanitik görünümdedirler. Kireçtaşları çatlaklı bir yapıda olup, genellikle çatlaklarda kalsit dolguları yer alır.

Neojen Formansyonları- Paleozoyik ve mezozoyik yaşlı temel kayaların üzerine neojen formasyonları diskordansla gelir. Neojen’e ait miosen serileri ‘M’,pliyosen serileri ‘P’ rumuzu ile gösterilmektedir.

SOMA FORMASYONU

M 1- Miyosen yaşlı kayaçların tabanında yer alır. En altta temele ait iri blok, çakıl ve killer üst kısımlara doğru kil-kum-kumtaşları en üst kısımlarda ise yeşilimsi plastik özellikteki kill seviyesi egemendir.

KM 1-2-Kömür Damarı - M 1 formasyonu tavanda dereceli olarak KM 1-2 kömür damarına geçiş gösterir. Tüm Soma Havzasında işletilebilir rezervin büyük bir kısmını işletilen kömürün (Deniş Çamtarla 3 panosu hariç ) tamamını oluşturan ana damardır.

Ana Damar KM 1-2 - Damar tabanda Linyit izli kil, Linyit’li kil özelliği taşımasına rağmen tavana doğru sert, parlak siyah, kırılgan, yüksek kalorili Linyit damarı şeklinde görülür.

M 2 Formasyonu- Litoloji genel olarak marndır. Bunun yanı sıra kireçtaşı bantları ve marn-kireçtaşı arasındaki geçiş birimlerini gözlemek olasıdır. Marn orta sertlikte(basma mukavemeti=comptessive 800 kg./cm 2 ) mavimsi gri renkli olup, bol miktarda yaprak ve kamış fosili içerir. Çok iyi tabakalanma gösterir, tabakalar laminadan 1- 2 m. kalınlığa kadar erişebilir.

M 3 Kireçtaşı - M 2 formasyonu dereceli olarak M 3 formasyonuna geçiş gösterir. Ara düzeyde havza genelinde gözlenebilen 1- 2 m. kaşınlıkta iyi tabakalanmış bol lamellibranş fosilli killi kireçtaşı seviyesi yer alır.

M 3 formasyonuna ait kireçtaşları sert (basma mukavemeti=compressive stregth 1200kg/cm 2) bej renkli, bol çatlaklıdır. Çatlaklarda kalsit dolguları ve yer yer irileşmiş kalsit kristalleri gözlenebilir. Bazı düzeylerde bol miktarda düzlem ve eksen sarılımlı gastraport fosili içerirler.

Kireçtaşları içerisinde bazı hallerde oldukça önemli kalınlıklara erişebilen yanal geçişli kil düzeyi gözlenir. Killer plastik, yeşilimsi-gri alacalı renkli olup, yer yer çakıllıdır.

Orta Damar KM 3 Linyit Damarı - Genel loarak M 3 formasyonunun üst kısımlarında kireçtaşı içerisindedir. Bunun yanısıra yanal sürekliliği olmayan ince damarlar halinde değişik seviyelerde de gözlenebilmektedir.

KM 3 damarı Deniş II. Sahasında işletilebilir özelliktedir. Bunun dışında havza genelinde yersel olarak işletilebilir özellik taşır.

 

DENİŞ Formasyonu

P 1 Formasyonu- Yeşilimsi alacalı renkli, yer yer çakıllı kil, serisit pullu kum ve gevşek çimentolu ince taneli kumtaşlarından oluşur.

KP 1-2 Kömür Damarı - P 1 formasyonunun tabanında sertliği az bej ve ender olarak yaprak fosili içeren marn birimi yer alır. Marnlar düşey ve yanal olarak tüf ve aglomeralara geçiş gösterir. Tüf birimi ince gevşek tutturulmuş bej ve açık sarı renkli olup, yer yer bol miktarda biotit pulcukları içerir. Aglomeralar ise sıkı çimentolu sert andezitik ve bazaltik elemanlıdır.

P 2 formasyonunun en üst düzeyinde çakıl-çakıltaşı birimi gözlenir.

Marn biriminin iyi tabakalanma göstermesine karşılık tüf, aglomera ve çakıltaşı birimleri kötü tabakalanmalıdır.

P 3 Formasyonu - Tüm havzada görülmeyen P 3 formasyonu Deniş-Tekeli Işıklar ve Eynez civarlarında gözlenir. Çok sert beyazımsı kötü tabakalanmalı silisit kireçtaşları P 3 formasyonunun hakim litolojisidir.

VOLKANİZMA:

Soma havzasında tespit edilen volkanizmaların ilki miosen sonrasına rastlar. Andezit ve bazalt olarak gözlenen bu volkanizma miosen serilerini keserek yükselir. Yan kayaçları ile yer yer kontakt metamorfizması oluşturan volkanizma havzanın muhtelif yerlerinde gözlenebilmektedir. Havzadaki ikinci önemli volkanizma neojen sonrası volkanizma olup, pleistosen volkanizması olarak adlandırılır. Pleistosen volkanizması ile havzada yer yer görülen andezit, bazalt, tüf ve aglomeralar oluşmuştur. Kömürlü formasyonları kesip çıkan bu volkanizmalar kömürü tahribata uğratmıştır.

TEKTONİZMA:

Havzada miosen öncesinde alporojenezinin son safhalarında tektonik faaliyet sonucu pek çok fay oluşmuştur. Miosen öncesi oluşan bu faylanmalar neojendeki sedimantasyon esnasında da aktivitesini sürdürürler. Fayların teşekkülü ile sedimantasyon başlangıcı arasındaki zaman farkı küçük olduğunda alterasyon vasıtasıyla röyülef farkı eşitlenmemiştir.

Soma havzası genel olarak orta Bakırçay grabeni kuzeyde deniz sahası ve güneyde Kısrakdere Işıklar ve Eynez sahası olarak üç kısma ayırmak mümkündür. Bu üç blokta büyük ölçüde faydalanmalar mevcuttur. Büyük fayların atımın yer yer 100 m’ye ulaşmaktadır. Bunun yanında irili ufaklı çok sayıda normal faylarda mevcuttur. Havzada iki yerde de ters fay (bindirme) tespit edilmiştir. Sahada çok sayıda faylanma olmasına ragmen kıvrımlanmalar (antiklinal ve senklinal) fazla değildir. Sahada yer yer küvetlenmeler görülmektedir. Tabaka eğimleri genel olarak güneybatı yönünde olmasına ragmen bunun aksine eğimlerde görünmektedir. Linyit damarı genel olarak 20 0 dolayında bir eğime sahiptir. Bunun yanında yer yer 50 0 ye varan eğimlerde tespit edilmiştir.